Bilkom Güçlü İş Birlikleriyle Büyüyor

“Türkiye’nin Dijital Yaşam Koçu” vizyonuyla en iyi markaları ve en iyi teknolojileri tüketiciyle buluşturan Bilkom, son üç yıllık dönemde sektörün üzerindeki büyüme performansıyla dikkat çekiyor.

Koç Holding çatısı altında faaliyet gösteren ve Türkiye’nin önde gelen Bilgi ve İletişim Teknolojileri (ICT) dağıtıcılarından biri olan Bilkom, “Türkiye’nin Dijital Yaşam Koçu” vizyonuyla pazarlama, satış, kanal geliştirme ve satış sonrası destek faaliyetlerini şekillendirirken, teknoloji yoluyla tüketicilerin yaşam kalitesinin arttırmak için çalışıyor.

Müşteri portföyünde Apple, Huawei, TCL, Alcatel, Fitbit, DJI, Naztech, Hypergear ve Celly gibi dünyanın öncü markalarının yer aldığı Bilkom, son üç yıllık dönemde sektörün üzerindeki büyüme performansıyla yükselişini sürdürüyor. Bilkom’un istikrarlı büyümesinin temelinde en iyi markaları, en yeni teknolojileri Türkiye ile buluşturma arzusu kadar; tüketici beklentilerini ve tecrübesiyle tüketicinin sesine kulak vermek, genç ve tecrübeli ekip çalışması yapmak da yatıyor.

Elektronik perakende sektöründe lider akıllı telefon, giyilebilir aksesuar ve tablet dağıtıcısı unvanını da elinde bulunduran Bilkom’un gündemindeki konuları, Bilkom Genel Müdürü Fikret Ballıkaya ile konuştuk…

Bilkom’un elektronik perakende sektöründe gelmiş olduğu noktayı nasıl görüyorsunuz?

Bilkom olarak temel amacımız, değer yaratmak ve bu değeri, iş ortaklarımıza ve tüketicilere sunmaktır. Tipik bir distribütör gibi sadece alıp-satmanın ötesinde; tedarikçilerimize, marka yönetimi, iş geliştirme, tüketici deneyimi ve satış sonrası hizmetler yönetimi ile uçtan uca müşteri odaklı hizmetler sunuyoruz. Portföyümüzdeki güçlü markaların bizi tercih etmesindeki en temel motivasyon, geleneksel bir dağıtıcıdan ziyade ‘katma değerli ve odaklı bir dağıtıcı’ olma misyonumuzdur.

Bugün itibarıyla müşteri portföyümüzde Apple, Huawei, TCL, Alcatel, Fitbit, DJI, Naztech, Hypergear ve Celly bulunuyor. Bu markalar, dijital ve mobil dönüşüm konusunda dünyada öncü bir role sahip. Dolayısıyla biz de bu seçkin markaların en yeni teknoloji ürünlerini ‘Bilkom Güvencesiyle’ Türkiye pazarına sunuyoruz. 81 ilde 4.000’in üzerinde farklı satış noktasına ürünlerimizi dağıtıyoruz.

Son 3 yıldır dikkat çeken bir büyüme performansınız var. Bunun ardındaki etkenler nelerdir?

Aslında son 5 yıldır sektörün çok üzerinde bir büyüme performansına sahibiz. Hatta bilişim sektörünün yakından takip ettiği Bilişim 500 listesinde bu yıl ‘Son 3 yılda en iyi performans gösteren şirket’ kategorisinde zirvede yer aldık. Dijital ve mobil yaşam odaklı ürün portföyümüzü güçlü markalarla geliştirmeye devam ediyoruz. Portföyümüzü belki çok daha büyütebiliriz fakat bizim temel ilkemiz, tüketicilerimize en iyi hizmeti verebilmek… Bu nedenle oldukça seçiciyiz, en yeni teknolojileri ve markaları Türkiye ile buluşturmaya gayret ediyoruz. Tüketiciler açısından baktığımızda da Bilkom adı, zaten başlı başına bir garantidir; çünkü tedarik ettiğimiz her ürünün arkasında ‘Bilkom Güvencesiyle’ duruyoruz. “Türkiye’nin Dijital Yaşam Koçu” mottusyla 2016 yılından bu yana sürdürdüğümüz Dijital Dönüşüm Projeleri kapsamında ‘dijitalleşmeyi’ operasyonel verimliliği ve inovatif, yenilikçi büyümeyi güçlendirecek bir araç olarak destekliyoruz.

Bu başarıda yeni marka iş birliklerinin nasıl katkısı oluyor? 

Dünyada dijital ve mobil dönüşüme öncülük eden, yeni teknolojilere yatırım yapan şirketlerle iş birliği yapmak, bu markaları ülkemizdeki tüketicilerle buluşturmak bizim için önemli. Bu yıl iki önemli lansman yaptık. Giyilebilir teknoloji ürünleriyle dünya genelinde öncü, 100’den fazla ülkede tüketiciyle buluşan Fitbit’in yenilikçi ürünlerini satışa sunduk. Yılın son çeyreğinde ise dünyanın en büyük ikinci televizyon markası TCL’in yüksek teknoloji ürünü televizyonlarını, erişilebilir fiyatlarla ve yerli üretim farkıyla Türkiye pazarıyla buluşturduk. TCL iş birliğiyle ilk kez bir kategoride üretici-dağıtıcı kimliğiyle varlık göstereceğiz. Bizim için televizyon yeni bir kategori ve üretici-dağıtıcı sorumluluğu da yepyeni bir heyecan.

Pandemi nedeniyle büyüme planlarınız olumsuz etkilendi mi?

Elbette herkes gibi biz de etkilendik, yıllardır yaptığımız teknolojik yatırımlarla genç, esnek ve çevik şirket yapımız sayesinde mart ayından bu yana tamamen uzaktan çalışma modeline geçtik ve bu sürece hızlıca adapte olduk. Pandeminin etkini yaşamış olsak da emin adımlarla büyümemize ve yatırımlarımıza devam ediyoruz.

Yakın gelecekteki planlarınızdan söz eder misiniz?

2021 ve sonrasındaki hedeflerimize biraz da pandemi dönemindeki öğrenimlerimiz şekil veriyor. Bunu üç başlıkta ele alıyoruz; çalışanlarımız, ürün, kanal… Çalışanlarımız özelinde gelecek dönemde uzaktan ve esnek çalışarak, yeni yönetişim modelimizi kalıcı hale getirmeyi planlıyoruz. İnsanların bu dönemde, ilgi ve merakın ötesinde daha çok iletişime, uzaktan işini yönetebilmeye, eğitime ve teknolojiye ihtiyaç duyduğunu görüyoruz. Ürün portföyümüzü buna yönelik şekillendirmeye devam edeceğiz. Bugün hala mağazalara gidip alışveriş yapmak konusunda endişeli olan bir kesim var. Talebin arttığı online platformlara yatırımlarımızı artırarak devam edeceğiz. Hem B2B portalımız olan Bilkom Online hem de son kullanıcıya ulaşan tüm online kanallara destek vereceğiz.

Fikret Ballıkaya – Fast Company Röportajı